İlk kötü olduğum gün babam yüzündendi. Ona anlatmıştım, yanımda değildi ama beni mesajdan bile o kadar güzel toparlamıştı ki. Acıma sakın kendine demişti, sen onlar gibi değilsin.. Birsey oldu sonra ona teşekkür ettiğimi, iyiki varsın dediğimi hatırlıyorum. Teşekküre gerek yok, iyiki varız demişti..
~
Ertesi gün bunun dershane çıkışına aylardır görüşmediği bi kız arkadaşı geldi. Sevimli bi kız, oldukça da iyi. Hatta sırf erkek üzülcek diye sevgilisinden ayrılamayan biriymiş. Neyse sigara içiyoruz bu çıkardı cebinden bana sakız verdi. Sakızın yarısını da çiğnemiş. Seversin dedi. Ya o an ona o kadar çok sarılmak istedim ki. Bunu bu şekilde düşünmesi bir yana, en sevdiğim sakız olması bir yana yani hahah. Sigara içerken bana uzun uzun baktığını hissettim göz ucuyla. Ama ona karşı dönmedim. Bi bana bakmıcaksın dimi dedi, yine gülümsedim. Hep sana bakarım ben sıkılmam gülümsemesiydi ama bu, anlamadı.
~
En yakın arkadaşlarımız sevgili oldu demiştim, yine bir dershane çıkışı sonrası gittik oturduk bi cafeye. Olayın garip tarafı şu, sevgililer konuşmuyor sürekli biz konuşuyoruz. Sıkıldık. Güneşte nasıl güzel ama var ya anlatamam. Hani böyle tam güneş batmasına yakın bi kızıllık oluşur ya gökyüzünde, hah tam olarak öyle. Bu kalktı masadan ya ben biraz sahile çıkıcam gelen var mı diye sordu. İç sesi de bana gel diyo tabi orası ayrı. Bende gittim bununla. İlk ozaman yalnız kalıp birseyler konuşmuştuk. Kafamıza takılan bütün soruları belki de o gün cevaplamıştık. Aile yaşantımızdan tutta, biz'den önce dershanede sohbet ettiğimiz karşı cinse kadar herseyi.. Güneşin batışını izledik zaten sonra cafeden kalkıyolarmış bizi aradılar. Otobüse doğru gidiyoruz hiç unutmam, ellerim üşümüştü ilk o gün tutmuştu elimi. Ve o gün otobüse giderken yürüdüğümüz yolda söylenen 2 şarkı kahkaha atmamıza sebep olmuştu, birbirimize gönderme yapıyoruz diye. Ve sen bunu bilmezsin, nedenini bende bilmem. Hani elimi tuttuğun o gün var ya gözlerimin dolmustu belli etmedim. Bide bunda en sevdiğim huyu annesiyle konuşma tarzı sanırım. Bi insan saygılı konuşur da bu kadar mı konuşur be, otur saatlerce izle yani. Sonra eve geldik, kokumun sindiğini söyledi mesajda. Seversin dedim, severim dedi. Sonra bi dalga muhabbeti vardı bunun arkadaşlarıyla. Test etme beni bu konuda dedi, endişelendiğimi görmeden. "Sinirlen, bağır çağır ama bu sebepten kızma" dedi. Nasıl kızmam hayatıyla oynayan birine? Hele ki bu sensen. Ve o lafın orjinali "sinirlen bağır çağır ama gitme'dir, bil.
˜
Sanırım 18 Ocak. Yine dershanedeyiz, tenefüste. Ben bunların sınıfına gittim. Şimdi dürüstce yazıyorum bunun bi arkadaşıyla ben 1-2 hafta kadar konuştum. Ama gerçekten sadece sohbet muhabbet. Hatta sinemaya gidelim demişti de, olabilcek olan ihtimalleri değerlendirip hayır demiştim. İşte bunlar tartışıyor. Ama arkadaş bi insanın tartışması bile bu kadar asaletli mi olur. Bu sinirlendi çıktı sınıftan. Meğer erkekler tuvaletine gidip yumruk atmış, ama kıyamam eli nasıl kötü olmuştu. Neyse akşam oldu, yine mesajlaşıyoruz. Elini sordum nasıl oldu ağrı var mı falan gibisinden. "Bana birşey olmaz, ikimizede birşey olmasın. Olcaksada bana olsun." demişti.
Bi insan bu kadar güzel yazsın, yazdığı herşeyde yanında olmadanda hissettirsin valla büyük başarı helal olsun.
˜
"-Söylemekten çok hissettirmeyi severim, bilirsin."
"-Seni senden iyi tanıyorum ki bunun farkına varamıcak kadar tanımıyorsun beni."
"-Gereksiz tavırlardan uzak bir çok şeyi aşmış iki insanın birbirini çözmeye ihtiyacı yoktur."
"-Her zaman tanıdığın ama çözemediğin olucam."
-"Attığım yalanla uğraşıcağıma, söylediğim gerçekle uğraşırım."
-"Sarhoş olmam ama birlikte oluruz."
-"Kazandım canım kazandım, zamanımdan, onurumdan, geriye bıraktıklarımdan çok şey kazandım."
Gibi cümleler yazardı bana, anlamlarını şimdi daha iyi anlıyorum.
˜
Sanırım 18 Ocak. Yine dershanedeyiz, tenefüste. Ben bunların sınıfına gittim. Şimdi dürüstce yazıyorum bunun bi arkadaşıyla ben 1-2 hafta kadar konuştum. Ama gerçekten sadece sohbet muhabbet. Hatta sinemaya gidelim demişti de, olabilcek olan ihtimalleri değerlendirip hayır demiştim. İşte bunlar tartışıyor. Ama arkadaş bi insanın tartışması bile bu kadar asaletli mi olur. Bu sinirlendi çıktı sınıftan. Meğer erkekler tuvaletine gidip yumruk atmış, ama kıyamam eli nasıl kötü olmuştu. Neyse akşam oldu, yine mesajlaşıyoruz. Elini sordum nasıl oldu ağrı var mı falan gibisinden. "Bana birşey olmaz, ikimizede birşey olmasın. Olcaksada bana olsun." demişti.
Bi insan bu kadar güzel yazsın, yazdığı herşeyde yanında olmadanda hissettirsin valla büyük başarı helal olsun.
˜
"-Söylemekten çok hissettirmeyi severim, bilirsin."
"-Seni senden iyi tanıyorum ki bunun farkına varamıcak kadar tanımıyorsun beni."
"-Gereksiz tavırlardan uzak bir çok şeyi aşmış iki insanın birbirini çözmeye ihtiyacı yoktur."
"-Her zaman tanıdığın ama çözemediğin olucam."
-"Attığım yalanla uğraşıcağıma, söylediğim gerçekle uğraşırım."
-"Sarhoş olmam ama birlikte oluruz."
-"Kazandım canım kazandım, zamanımdan, onurumdan, geriye bıraktıklarımdan çok şey kazandım."
Gibi cümleler yazardı bana, anlamlarını şimdi daha iyi anlıyorum.
