13 Mart 2015 Cuma

Kültür akıyor beyimizden..

Bilirsiniz flörtleşme dönemlerini.. Arkadaşlığın az, sevgilinin fazla olduğu herşeyin farkında olupta es vermeme çabalarını. Sabahlamalar, birbirinize şarkı atmalar, film önerme, telefonda saatlerce konuşma dönemleri işte. Bir de beyimizden kültür akıyor orası da ayrı tabi.

"I can speak  every language very well, if u talking about everything dont worry,im always here just coming to me that's enought " gibi ingilizce bir cümle attı. Hayır uğraşmak istemediğimden değil gram ingilizcem yok. Öküzün trene baktığı gibi bakakaldım ekrana. E dedim o kadar kültür akıyo senden madem çevirisinide yapıver. Beni ilgilendiren son cümlesiymiş "konuşmak istersen ben her zaman burdayım, sadece gelmen yeterli." yazdı. 
Hiç unutmam o konuşmayı;

-"Konuştuklarımdan çok, sustuklarımı da anlamasını istiyor be insan."
-"Sustuğun gün yine birlikte susar, birbirimizi dinleriz. Bundan şüphen olmasın."
-"Sustuklarını anlamak;)"
-"Bir çoğunun başaramadığı birşey."
-"Başarırız be ;)"
-"Hiç şüphem olmadı.." 

Açıkcası benimde hiç şüphem olmamıştı. Şimdi hangi siktiğimin cehennemindesin ki sustuklarımı anlayamıyorsun. Ama gördüğün gibi şuan sustuklarımı geçtim, konuştuklarımı bile anlayamıyorsun orası ayrı. Zaten hep böyle olur, ilk başlar güzeldir. Sonra uzatmaları oynarsınız ve o muhteşem son.. Tüm sözler, tüm hissedilen güzel duygular bir anda nefrete , "keşke yaşanmasaydı" gibi kelimelere dönüşüverir. Şimdi düşünüyorum da, sadece "keşke sonu böyle olmasaydı " nın dışında başka bir keşkem yok. Doğruyu söylemek gerekirse kalbimde başka bir keşke'ye yer yok.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder