O'na ilk güvendiğim gün, sanırım 11 Ocak'tı.Psikoloğa gittiğim gün. Aileme, arkadaşlarıma, hatta kendime bile itiraf edemediğim şeyleri ona anlatasım vardı. Diyorum ya senelerdir tanıyor gibiydim. Artık baba sevgisi mi, anne şefkati mi dersiniz bilmem ama bana çocukluğumda ki mutlu günlerimi hatırlatıyordu.Ona anlatıcağım herşeyin, bizim aramızda "bizim özelimiz" olcağından hiç şüphem yoktu.Ona gerçekten ilk olarak güvendiğimi " belli bir yerlerde, belli çizgiler çizmen gerekiyorsa hiç durma çiz üstünü. Kalem yine senin elinde, istediğin dünyayı tekrar çizersin. Ve ne çizersen çiz, o sanatı sevicek birisi illa olur. "bu sözlerden sonra anlamıştım. Süslü cümleler beni hiç etkilemese de, anladım. Mesela bana hep gülüceğimizi söylerdi, içten kahkahalarımızın olcağını. Ya sen çok yalancıydın, ya ben nankör.
Şimdi dağıttım mesela çoğu şeyi ama toparlayamıyoruz. Neden?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder